Diasporada birleşmek,
Anavatanla bütünleşmek için...

NİÇİN?


Halkımızın ortak değerler ve hedeflerini korumak, yükseltmek ve büyütmek için...

KAFFED Genel Kurulu'na giderken herkesi bu onurlu mücadeleye katkıda bulunmaya davet ediyorum.

Birlikteysek Güçlüyüz! Дызэкъуэтмэ Дылъэщщ!

Yıldız Şekerci


Sesi açmak için videonun sağ alt köşesindeki hoparlör tuşuna basınız.



Söyleyin dağlara rüzgara
Yurdundan sürgün çocuklara
Düşmesin kimse yılgınlığa
Geçit vardır yarınlara
Göç yolları
Göründü bize
Görünür elbet
Göç yolları
Bir gün gelir
Döner tersine
Dönülür elbet

Nasıl?


Çalışma anlayışımızı 4D ile özetleyebiliriz: Duyarlı, Demokrat, Deneyimli, Dinamik.


Sesi açmak için videonun sağ alt köşesindeki hoparlör tuşuna basınız.


Biz nasıl bilirsek hep bir ağızdan gülmesini
Biliriz öylece yaşamasını, ölmesini

Neler Yapacağız?


Çerkesler, yok oluşun kucağına itildiği soykırım ve sürgünden bu yana, sürgün edildikleri tüm ülkelerde, dil, kültür ve kimliklerini korumak için mücadele ettiler. Bu mücadele sürecinde, Çerkes İttihat ve Teavün Cemiyeti’nden başlayıp günümüzde KAFFED’e kadar uzanan örgütlenmeler oluşturdular.

Yok oluş sürecinin üç temel nedeni, soykırım ve sürgün, dağınık yerleşim ve temel insan/kültürel haklarının tanınmamasıdır. Bu sorunlara karşı, soykırım ve sürgünün tanınması, Anavatanla ilişkilerin güçlendirilmesi ve insani/kültürel hakların savunulması temelinde mücadele edildi.

Biz, Çerkes İttihat ve Teavün Cemiyeti ile başlayıp KAFFED ile devam eden bu geleneği savunuyor ve sahipleniyoruz.

Günümüzde, bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler zaman ve mekan kavramlarını tamamen değiştirirken dağınık yaşayan halklara da büyük fırsatlar sunuyor. Diğer taraftan, küresel ölçekte yayılan, insanları tek tipleştirmeye yönelik, her türlü farklılığı tehdit ve düşmanlık sebebi olarak gören totaliter ideolojiler güçleniyor.

Önümüzdeki döneme damga vuracağı anlaşılan bu tehdit ve fırsatlara karşı toplum olarak yeterince örgütlü olmadığımız, dil, kültür ve kimliğimizi yaşatacak olan köklerimizden uzaklaştığımız acı bir gerçektir. Var oluş mücadelemizde başarıya ulaşmak için, Türkiye'deki en yaygın örgütlenmemiz olan KAFFED'in kurumsal yapısını güçlendirmek, ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelmek ve Anavatanla bütünleşmek zorundayız.

Vizyonumuz "Diasporada birleşmek, Anavatanla bütünleşmek" olmalıdır.

Bu vizyonu gerçekleştirmek için önümüzdeki iki yıllık dönemi kapsayan bir program hazırladık.

Burada genel çerçevesini sunduğumuz Faaliyet Programı'nı, uzun dönemli bir çalışma programının ilk adımı ve altyapısı olarak değerlendiriyoruz.

Dil, kültür ve kimliğin yaşatılması mücadelesinde başarıya ulaşmak için toplumsal katılım ile oluşturulan ve toplumun sahiplendiği uzun dönemli, sürekli ve sistemli bir programa gereksinim vardır. Bu nedenle Genel Kurul’dan sonra öncelikli çalışmamız 20. yaşına girerken KAFFED'in 21. yüzyılın koşullarına uygun bir federasyona dönüşmesini sağlayacak bir stratejik plan hazırlanması ve bu plan ile uyumlu tüzük değişikliklerinin gerçekleştirilmesidir.

KAFFED örgütlenmesinin güçlendirilmesine yönelik bu çalışma ile birlikte tüm toplumun katılımı ve uzlaşısı ile uzun dönemli bir Ulusal Program hazırlanacaktır.

Atalarımızdan miras kalan ve çocuklarımızın emaneti olan dil, kültür ve kimliğimizi yaşatmak için herkesi bu sürece katkıda bulunmaya davet ediyoruz.



Faaliyet Programı: Köprüleri Güçlendirmek

Faaliyet programımızı Köprüleri Güçlendirmek olarak tanımlıyoruz: Üye derneklerimiz arasındaki köprülerin güçlendirilmesi (KAFFED), KAFFED ve üye dernekleri ile halkımız, özellikle gençlerimiz ve kadınlarımız arasındaki köprülerin güçlendirilmesi (Diaspora) ve son olarak diaspora ve Anavatan arasındaki köprülerin güçlendirilmesi (Anavatan). Bu alanlardaki çalışmalara ek olarak Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Taleplerinin hayata geçirilmesi için hak savunuculuğu temelinde çalışmalar sürdürülecektir (Hak savunuculuğu).

Bu programı tek başımıza KAFFED Yönetim Kurulu olarak gerçekleştiremeyeceğimizi biliyoruz. Bu nedenle yıllık planlar kapsamında;

  • Yazarların-sanatçıların,
  • Akademisyenlerin,
  • Gençlerin,
  • Kadınların,
  • Siyasetçilerin,
  • İş insanlarının

katılımı ile uzman çalışma grupları oluşturacağız.



Faaliyet Alanları


KAFFED Köprülerini Güçlendirmek

Bölgesel yapılanma
Merkezde güçlü olmak yerelde güçlü olmakla sağlanır. KAFFED, sivil toplumda ve siyasi platformlarda, üye derneklerini ve üyelerinin Türkiye’deki varlığını daha görünür kılmayı hedeflemektedir.

Bu amaçla Türkiye coğrafyasını 7-9 bölgeye ayırarak, bölgelerde koordinatör dernekler tespit edilecek. Koordinatör dernek başkanları bölgelerde Federasyonumuzun temsilcisi olarak görev yapacaklar. Koordinatör dernekler KAFFED Yönetim Kurulu ile birlikte projeler üretecek, projelerin uygulanmasında Federasyon ve dernek arasında köprü olacaklar.

Bölgesel yapılanma, nüfus ve etkinlik olarak farklılık gösteren üye derneklerin, kamuoyu karşısında dayanışma ve güç birliği içerisinde olmasını da sağlayacak.

Çalışma grupları
Anavatandaki kurumlarla ilişkileri planlamak, koordine etmek ve yürütmek amacıyla önceki dönemlerde Abhazya, Adıgey, Kabardey, Osetya ve Çeçenya çalışma grupları oluşturuldu. Bazı çalışma grupları kapsamlı ve etkili çalışmalarda bulundular. Çalışma gruplarının faaliyetleri mevcut çalışanları ile birlikte değerlendirilecek, faaliyetlerinde karşılaştıkları sorunların aşılmasına yönelik tedbirler alınacak ve Yönetim Kurulu ile birlikte yıllık faaliyet programları hazırlanacaktır.

Mali yapı
KAFFED'in ilkeleri doğrultusunda çalışabilmesinin ön koşulu mali açıdan bağımsız ve kendisine yeterli olmasıdır. KAFFED'in mali açıdan bağımsız olmasının temel dayanağı üye dernek ödentileridir. Bu ödentilerin düzenli olabilmesi büyük ölçüde derneklerin üye aidatlarını düzenli toplamasına bağlıdır. Derneklerimizle birlikte ortak üye yazılımları kullanılarak ödentilerin düzenli toplanmasına çalışılacaktır.

KAFFED'e düzenli gelir temin edilmesi amacıyla Nart Kart gibi kurumsal kredi kartı uygulamalarının hayata geçirilmesine çalışılacaktır.

Üye gelirlerine ek olarak, Kültür Bakanlığı gibi kurumlar ile uluslararası kuruluşlardan proje destekleri takip edilecek ve faaliyet konularına uygun projeler Proje Ofisi tarafından hazırlanacaktır. Proje Ofisi, derneklerimizin yerel, ulusal ve uluslararası proje desteklerinden yararlanması için proje başvurularında yardımcı olacaktır.

Sivil toplum kuruluşlarına (STK) destek sağlayan kamu kuruluşlarının Çerkes kültürünün korunması ve geliştirilmesine yönelik faaliyet gösteren tüm STK'lara da destek sağlanması için çalışılacaktır.

Siyaset ve kamusal alan
Dil, kültür ve kimliğimizin yaşatılması, demokratik haklarımızın korunması ve geliştirilmesi kendi toplumumuzun ve kurumlarımızın olduğu kadar ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşların da sorumluluğundadır. Bu sorumluluğun gereğinin hayata geçirilmesi ise bizim demokratik kanallardan etkili şekilde taleplerimizi kamusal alana taşımamıza bağlıdır.

Toplumumuz ülkenin eşit vatandaşları olarak vergi ve oy veriyor, her türlü sorumluluğunu fazlası ile yerine getiriyor. Fakat hem yerel hem de merkezi düzeyde kamusal destek anlamında hak ettiğinin çok altında kaldığını görüyoruz. Aynı şekilde merkezi ve yerel düzeyde temsil makamlarında nüfusumuza oranla sayı ve bilinç anlamında yetersiz bir temsil düzeyi ile karşı karşıyayız.

Hem merkezi ve yerel siyasette hem de kamu kurumlarında sorun ve taleplerimizin daha etkili dile getirilmesi ve haklarımızın daha güçlü savunulması için bu alanlarda KAFFED ve üye derneklerimizin kurumsal kapasitesini geliştireceğiz. Hedefimiz kamusal alanda ilkelerimiz doğrultusunda var olmaktır. Bu bağlamda, siyasi partiler, kamu kurumları ve STK'lar ile, ilkelerimize ve hedeflerimize uygunluğu ölçüsünde, iletişim ve işbirliği içerisinde olacağız.

Siyaset ve kamusal alandaki çalışmalarımız yeni katılımla güçlendirilecek Siyaset ve Lobi Çalışma Grubu tarafından yürütülecektir.

Yerel yönetimlerle ilişkiler
Yerel yönetimler, bölgelerindeki STK'ların faaliyetlerini çok yönlü desteklemektedir. Bugüne kadar derneklerimiz, kamusal alanda yeterince yer alamadıkları için bu desteklerden de yararlanamamıştır.

Yerel yönetimler kamusal alanda var olmak ve merkezi yönetimde etkili olmak için önemli bir araçtır. Bu nedenle, yerel yönetimler ile ilişkilerin geliştirilmesine özel önem verilecek, iyi uygulama örnekleri tüm derneklerimiz ile paylaşılacaktır.

Yerel yönetimler, Anavatan ile ilişkilerin geliştirilmesine de önemli katkıda bulunabilirler. Anavatandaki kentler ile Kardeş Kent uygulamasının yaygınlaştırılması öncelikli hedeflerimizden biridir.

Sivil toplum kuruluşları (STK) ile işbirliği
Hak savunuculuğu alanında etkili olunabilmesi amacıyla KAFFED'in ilke ve amaçlarına uygun STK platformlarına katılım sağlanacaktır.



Diaspora Köprülerini Güçlendirmek

Kadın ve gençlerin katılımı
Federasyonumuz kadın ve genç katılımının artırılması için özel çalışmalar yapacaktır. Bunun ilk adımı olarak Kapadokya’da Gençlik Çalıştayı düzenlenmiş, gençlerin görüş, düşünce ve talepleri kayda alınmıştır. Bu talepler doğrultusunda Anavatanda gerekli görüşmeler yapılmış, gençlik kampları planlanmıştır. Düzenli gerçekleştirilmesi planlanan bu kamplar anadil eğitimi ile sportif/sanatsal faaliyetleri kapsayacaktır.

Gençlik kamplarına ek olarak, Erasmus ve Mevlana gibi programlar aracılığıyla öğrenci değişiminin yaygınlaştırılması amacıyla diaspora ve Anavatandaki üniversiteler ile görüşülecek, work-and-travel (“çalış-ve-gez”) gibi yeni programlar tasarlanacaktır.

Gençlik çalışmaları açısından üniversite gençliği tarafından kurulan öğrenci toplulukları (Ünikaflar) önemli bir potansiyeldir. Ünikaflar ile işbirliği olanakları geliştirilecektir.

Yeni dönemin öncelikli konularından biri, kadın çalışmalarıdır. Geçmişte sivil toplum çalışmaları yapmış Çerkes kadınlarının tanıtılması ve yeni bir hak savunuculuğu modeli oluşturulması amacıyla bir konferans düzenlenecektir.

Kadın ve gençlerin Federasyon ve dernek faaliyetlerine aktif katılımı, ancak karar alma süreçlerinde yer almaları ile sağlanabilir. Geçtiğimiz dönem yapılan tüzük değişikliği ile KAFFED Yönetim Kurulu için cinsiyet kotasının getirilmesi önemli bir adımdır. Kadın ve gençlerin karar alma süreçlerinde yer alması için idari tedbirler dahil yeni mekanizmalar geliştirilecektir.

Çocuklarımız
Çocuklarımızın erken yaşlarda kültürel faaliyetlere katılması dil, kültür ve kimlik bilincinin geliştirilmesini sağlamaktadır. Bu konuda son yıllarda bazı derneklerimizin yenilikçi uygulamalar geliştirdiğini gözlemlemekteyiz. Bu yenilikçi uygulamaların yaygınlaşması için bir çalışma grubu oluşturulacaktır.

Nüfusun yeterli olduğu bölgelerde kreş ve anaokulu açılmasına yönelik çalışmalar desteklenecek, bu konudaki bilgi birikiminin paylaşılması sağlanacaktır.

Anadil çalışmaları
Anadil eğitimi konusunda uzun bir süredir derneklerimizde düzenli olarak kurslar düzenlenmektedir. Bu kursların anadilin önemi konusunda bir farkındalık ve bilinç yaratılması açısından katkısı yadsınamaz. Fakat derneklerde haftada birkaç saat düzenlenen kurslarla anadilin ayakta tutulamayacağı açıktır. Yok olma tehdidi altındaki bir dil ancak kamusal destekler ile varlığını sürdürebilir.

Anadil eğitimi konusunda yasal temelin oluşması ve anadil eğitmenlerinin artık iki üniversitede yetiştirilmeye başlanmasından dolayı bundan sonraki süreçte;

  • Anadil kursları ve derslerinin yaygınlaştırılması, Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşülerek anadil sınıflarının açılması önündeki engellerin (seçmeli anadil dersinin online sistem üzerinden tercih edilebilmesi, kitapların devlet tarafından basılması vb) kaldırılması,
  • Anadil eğitmenlerine kendi alanlarında istihdam olanağı yaratılması,
  • Yetişkinler arasında anadilin yaygın kullanımının sağlanması,
  • Anadil eğitiminin erken yaşta başlaması, anaokuldan üniversiteye kadar her düzeyde anadil derslerinin açılması için çalışılacak.

Bu amaçları gerçekleştirmek için, derneklerimiz bünyesinde açılan başarılı çocuk kulüpleri örneklerinin yaygınlaştırılması sağlanacak. Ayrıca Anavatandaki kamu kurumları ve STK’lar ile işbirliği halinde eğitim materyalleri hazırlanacak ve ortak programlar düzenlenecek.

Anadilin eğitimi ve yaygın kullanımı açısından yeni teknolojilerin sunduğu olanaklar kullanılacak, Anavatandaki kurumlar ile birlikte on-line eğitim programları, sesli sözlük ve sesli yanıt sistemi (text-to-speech) uygulamalarının geliştirilmesi için çalışma grubu oluşturulacak.

Abazaca eğitmenlerin yetiştirilmesine yönelik olarak bir üniversitede Abaza Dili ve Edebiyatı Programı açılmasına yönelik çalışmalar yapılacak.

21 Mayıs etkinlikleri
KAFFED ve üye dernekler tarafından düzenli olarak organize edilen 21 Mayıs anma etkinlikleri sonucu, tarih ve kimlik bilincinin gelişmesi, Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün kamuoyunda bilinmesi ve Kefken'in tarihi SİT alanı olarak kabul edilmesi gibi pek çok kazanım elde edilmiştir.

Çerkes Soykırım ve Sürgünü'nü anmak, anlamak ve anlatmak için her yaştan ve her bölgeden insanımızın katılımı ile 21 Mayısa denk gelen tüm hafta boyunca etkinlikler düzenlenecek, Karadeniz'in İki Yakasındayız anlayışı ile Anavatandaki anma etkinliklerine katılım sağlanacaktır.

Çerkes Soykırım ve Sürgünü'nü başta Türkiye olmak üzere tüm dünyaya anlatmak ve kamuoyu oluşturmak üzere 1864 Lobi masası kurulacak ve bu konu günümüz şartlarına uygun bir şekilde Medya-Akademi-Siyaset üçlüsünün gündemine taşınacaktır.

Kültür-sanat-bilim köprüleri
Toplumun dernek faaliyetlerine aktif olarak katılmasını sağlamak amacıyla, birden fazla derneğin katılımı ve organizasyonu ile yaratıcı yazarlık, masal atölyesi, film atölyesi, fotoğrafçılık gibi konularda Gezici Atölyeler oluşturulacak, Anavatandaki kişi ve kurumların da katılımı ile tiyatro-müzik-konferans-söyleşi-sergi gibi birbirini destekleyen etkinliklerden oluşan Gezici Sanat ve Kültür Festivalleri düzenlenecek, Nart Akademisi aktif hale getirilerek seminer ve sertifika programları açılacaktır.

Çerkes Tarihi Kitabı
"Aslanlar kendi tarihlerini yazmadıkça, avcıların hikayelerini dinlemek zorundayız."

Tarihimizi bir bütün olarak anlatan bir kitabın olmaması tarih ve kimlik bilincinin yeterince gelişmemesinin nedenlerinden biridir. Başlangıçtan, KAFFED'in kuruluşuna kadar tarihimizi özetleyen bir tarih kitabı hazırlanacaktır. Ayrıca bu kitabın çocuklar için resimli bir versiyonu da olacaktır.

Ğuaze-Diyane
Toplumsal sorunlarımızın gündeme getirilmesi ve tartışılması amacıyla Ğuaze dergisi ve anadilin kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla anadilde (yazılı ve sözlü) kültür/edebiyat dergisi Diyane internet üzerinden yayımlanacaktır.

Diaspora ülkelerindeki kurumlar ile ilişkiler
Anavatana güç katmak için diasporanın birlik ve beraberliği büyük önem taşıyor. Bu bilinçle Avrupa, İsrail ve Ürdün'deki kurumlarımız ile düzenli olarak bir araya gelinerek, toplumsal sorunlar istişare edilecek, ortak politikalar üretilecek, birlikte hareket edilecek.

Dünya Çerkes Birliği ile ilişkiler
1989 yılında Ankara'da düzenlenen "125. Yıl Anma Etkinliği" sonrasında Türkiye ve dünyada birlik çabalarının ivme kazanması sonucu, Anavatan ve diaspora ülkelerindeki sivil toplum kuruluşlarımızın bir araya gelmesiyle Dünya Çerkes Birliği (DÇB) kurulmuştur. DÇB Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün tanınması, Abhazya ulusal direnişinin desteklenmesi gibi pek çok alanda önemli çalışmalar yapmıştır.

Siyasi rejimleri farklı ve demokratikleşme açısından yönü değişen ülkelerde yaşamanın getirdiği sorunlardan dolayı diaspora ülkelerindeki faaliyetlerde olduğu gibi DÇB'nin faaliyetlerinde de iniş-çıkışlar yaşanabilmektedir. Her şeye karşın, diaspora ve Anavatandaki STK'larımızın birlikte olması önemli bir kazanımdır; dil, kültür ve kimliğin yaşatılması mücadelesi her alanda ve her ortamda yürütülmelidir. DÇB, kişilerden bağımsız olarak, var oluş mücadelesinin sürdürüleceği bir mevzi (ortam) olarak değerlendirilmelidir. DÇB nin toplum yararına ve kuruluş ilkeleri doğrultusunda çalışması için, diğer bileşenlerle işbirliği halinde, inisiyatif alınacaktır.



Diaspora-Anatavan Köprülerini Güçlendirmek

Diasporada yaşayan her halkın kimliğini koruyabilmesi için kökleri ile, Anavatanı ile yakın ilişkide olması kaçınılmazdır. "Yüzünü Anavatana dönmek" olarak özetlenen bu ilkenin hayata geçirilmesi ve Anavatanla ilişkilerin kurumsal bir zemine taşınması amacıyla yedi başlıkta çalışma yapılacaktır.

  1. Kültürel ilişkiler ve anadil: Bugüne kadar Anavatan ile anadil ve kültürel alanda yapılan tüm çalışmaları ileriye taşıyacağız. Buradan hareketle, Adıge Dil Enstitüsü ile varılan anlaşma neticesinde anadil ile ilgili (on-line dil eğitimi gibi) yeni çalışmalara imza atılacak. Karşılıklı materyal paylaşımı yapılacak. Çocuklar için dil kampları düzenlenecek. Kültürel çalışma kapsamında tiyatro, müzik ve dans grupları, yazarlar ve şairler karşılıklı olarak davet edilecek.
  2. STK ilişkileri: KAFİAD, KAFSAM, KAFDAV, KAFSİAD, Dostluk Kulübü gibi STK’larımızın Anavatandaki muhataplarıyla ilişkilenmesi ve bu ilişkilerin geliştirilmesi konusunda girişimlerde bulunulacak. Anavatandaki Tij İlkay Dönüş Yolu Misafirhanesi, Aidglara Atsha (Dayanışma Köprüsü) Vakfı, Nartan Kılıç Ulusal Kültür Gençlik Merkezi, Perit Xace ve Hatukşokho Gazi Adıge Dil Derneği gibi STK'larımız ile yakın işbirliği içerisinde olunacaktır.
  3. Yerel yönetimle ilişkiler: Kardeş Kent uygulamaları yaygınlaştırılacak, karşılıklı işbirliği fırsatları yaratılacak.
  4. Ekonomik ilişkiler: KAFFED-KAFİAD işbirliği ile sanayi ve ticaret odaları, ilgili kamu kuruluşları ve STK’lar ile Anavatandaki organizasyonlar bir araya getirilecek, ticari ilişkilerin altyapısı hazırlanacak.
  5. Sosyal ilişkiler: Kardeş Kent gibi Kardeş Köy bağları kurularak, köyler arası gidiş gelişleri teşvik edilecek, akrabaların buluşması sağlanacak, özel günleri (Anadil günü, kıyafet günü, bayrak günü, vb.) kutlamak için ortak etkinlikler düzenlenecek.
  6. Ulusal ve toplumsal ilişkiler: Adıgey Cumhuriyeti Başkanı Kumpil Murat’ın Türkiye ziyareti benzeri diğer Cumhuriyetlerin başkanlarının diasporada halkla buluşması sağlanacak.
  7. Siyasal ilişkiler: Türkiye’de siyasetçiler ile Anavatandaki siyasetçiler tanıştırılacak, farklı işbirliği modelleri hayata geçirilecek, diyalog kurmalarının önünü açılacak.

Anavatansız diasporanın olamayacağı açıktır, fakat diasporadan Anavatana yönelik bir nüfus hareketi de, özellikle Adıgey ve Abhazya cumhuriyetleri açısından, Anavatanın varlığını sürdürebilmesine katkıda bulunacaktır. Bu nedenle Anavatanla ilişkilerin önemli bir boyutu da dönüş sürecinin tekrar gündeme getirilmesi ve ivme kazandırılmasıdır.

Dönüş politikasının tasarlanması ve uygulanması için işlevsel yapılanmaya gidilecek ve bu konuda uzmanlaşmayı sağlayacak bir birim oluşturulacaktır. Bu birim, Anavatandaki ilgili kamusal kuruluşlarla düzenli ve sürekli bir işbirliği içerisinde olacak, Anavatana dönenlerin tüm sorunlarının tek noktadan çözülmesi için çalışacaktır.

Sadece kitlesel dönüşte değil, bireysel dönüşte de devlet desteği ve politikaları belirleyici önemdedir. Rusya Federasyonu vatandaşlığının hızlı bir şekilde alınabilmesi için Çerkeslere (“diasporik ülkedaş” gibi) özel bir statü sağlanması ve Çifte Vatandaşlık hakkının tanınması için çalışılacaktır.

Dünyadaki soğuk savaşın tarafları mücadelelerinde Kafkasya bölgesi ve Çerkes toplumunu araç haline getirmek istemektedir. “Kafkas Baharı” riski konusunda dikkatli hareket etmek gerektiğini düşünüyoruz. Kafkasya ve tüm bölgede savaş değil, adil bir barış istiyoruz.



Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Talepleri

KAFFED, 2011 yılında tüm bileşenleri ve toplumla görüşerek 8 madde halinde "Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Talepleri"ni belirledi.

Bugüne kadar geçen zamanda özellikle anadil eğitimi ve Çerkes Soykırım ve Sürgünü'nün tanınması konularında önemli başarılar elde edildi. Düzce ve Erciyes üniversitelerinde Çerkes dili programları açıldı, günümüzde artık orta eğitimde Adıgece ve Abazaca seçimli dersler alınabiliyor, halk eğitim müfredatı kapsamında Adıgece ve Abazaca kursları açılabiliyor. 21 Mayıs'larda hükümet yetkilileri ve siyasi partiler Çerkes soykırımı ve sürgününü anıyor, T.C. Dışişleri Bakanlığı her 21 Mayıs'da Çerkes sürgünü konusunda bir açıklama yapıyor. Bozüyük, Eskişehir, Gölbaşı, Kartal, Kocaeli ve Yalova'da yerel yönetimlerle işbirliği halinde Çerkes soykırım ve sürgünü anıtları açıldı. Anavatanda Ruslan Guaşo, Martin Koçesoko ve Kanjal olayı gibi sorunlara karşı resmi düzeyde insiyatif alındı.

Bu olumlu gelişmelere karşın, tüm taleplerimiz hala güncelliğini koruduğu için, önümüzdeki dönemde bu taleplerin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalara devam edilecektir.

  1. İnsana saygılı yeni bir anayasa hazırlanmalı: Temel hak ve özgürlükleri temel alan, evrensel normlara uygun, sivil, çağdaş bir anayasa hazırlanmalı. Yurttaşların dillerini, dinlerini ve kültürlerini istedikleri gibi yaşamalarını engelleyen tüm yasaklar kaldırılmalı. İnsan hakları ile dil ve kültürel hakların geliştirilmesini güvence altına alan tüm uluslararası sözleşmeler hiçbir çekince konulmadan onaylanmalı ve uygulanmalıdır.
  2. Kimlik ve kültürel haklar kurumsal ve yasal güvence altına alınmalı: Çerkes kimliğinin ifadesi ve yaşatılmasına ilişkin her türlü engel ortadan kaldırılmalı, bir toplum ve kültür olarak Çerkeslerin varlığı kabul edilmelidir. Çerkesler, çocuklarına ve yaşadıkları yerleşim birimlerine istedikleri isimleri koyabilmeli, Çerkes köylerine eski isimleri verilmelidir. Ayrımcılık ve her türlü ırkçılık ile aktif bir şekilde mücadele edilmeli, özellikle ders kitaplarından dil, din, etnisite ve cinsiyet farklılığı temelinde ayrımcılığı ve nefreti körükleyen tüm ifadeler çıkarılmalıdır.
  3. Anadili eğitimi yaşama geçmeli: Devlet, yurttaşların dillerini ve kültürlerini korumaları için sadece izin veren değil, destekleyen bir konumda olmalıdır. Bu kapsamda ilk öğretimden itibaren Çerkesçe seçmeli dil dersleri yaşama geçirilmeli, ana okullarında ve derneklerde dil öğretiminin önünde engel olan tüm kısıtlamalar kaldırılmalı, halk eğitim merkezleri ve benzeri kuruluşlar aracılığı ile dil kursları açılmalı, anadili öğretmenleri yetiştirilmeli, üniversitelerde talep edilen tüm dillerde akademik çalışmalara imkan tanınmalı, lisans ve lisansüstü programlar açılmalı, enstitüler kurulmalıdır.
  4. Çerkesce TV ve radyo yayınları yapılmalı: Münhasıran Çerkes dillerinde tam gün radyo ve televizyon yayını yapılmalı, Çerkesce yayın yapan özel basın/yayın organları desteklenmelidir.
  5. Çerkes kültürüne yönelik sivil toplum kuruluşları desteklenmeli: Çerkes kültürünün korunması ve geliştirilmesine yönelik faaliyet gösteren tüm sivil toplum kuruluşlarına destek sağlanmalıdır.
  6. Dönüş hakkı tanınmalı: 21 Mayıs Çerkeslerin soykırım ve sürgününün simgesel tarihi olarak kabul edilmeli ve bu tarihsel gerçek tanınmalıdır. Çerkesler, anayurtlarından sürgün edilerek zorla çıkarıldıkları için, tarihsel olarak anayurtlarına dönüş hakkına sahiptir. Rusya ile çifte vatandaşlık anlaşması yapılarak Türkiye Çerkeslerinin anayurtları ile olan bağları yasal olarak da sağlanmalıdır. Kafkasya'ya dönerek yerleşmek isteyenler için sosyal hakların transferi sağlanmalı, bunun için Rusya ile Türkiye arasında sosyal hakların transferi anlaşması yapılmalıdır.
  7. Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri ile ilişkiler güçlendirilmeli: Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin akrabalarının bulunduğu Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri, özellikle Adığey, Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar Cumhuriyetleri ile ekonomik ve kültürel ilişkiler geliştirilmeli, Kuzey Kafkasya’ya yerleşen veya iş kuran vatandaşlarımız desteklenmeli, buradaki üniversitelerde okuyan öğrencilere kredi ve burs verilmelidir.
  8. Abhazya ve Güney Osetya tanınmalı: Abhazya ve Güney Osetya egemen devletler olarak tanınmal, Abhazya ve Güney Osetya'ya yönelik izolasyonlar kaldırılmalı, Trabzon-Sohum gemi seferleri acilen yeniden başlatılmalı ve İstanbul-Sohum uçak seferleri konmalı, Gürcistan'a yapılan askeri yardımlar durdurulmalı, Abhazya/Güney Osetya ve Türkiye’deki kurum ve kuruluşlar arasında ekonomik, kültürel ve eğitsel alanda işbirliği geliştirilmelidir.
"Masal karın doyurmaz"
Diyen çarpık kafalar
Gördünüz mü bir yerde
Köksüz bir uygarlığı,
Gördünüz mü evrende
Temelsiz bir varlığı,
Kök destandır
     Kök tarihtir
         Kök masaldır
             Kök mythe'dir
Gördünüz mü bir çağda
Uygarlık yokluğunda
Emeğin varlığını,
Benim halkım destanıyla özdeştir
Destanıysa tarihiyle bir yaşta
Eskilerden kalan yapıt güneştir
Uygarlığa giden kutsal uğraşta...

Kimlerle Yapacağız?


Biz katılımcılığa büyük önem veriyoruz.

Derneklerimizin görüş ve önerilerini her daim almak ve yol haritamızı toplumun talepleri doğrultusunda şekillendirmek üzere Federasyon yapısında bölgelerden temsilcilerin bulunmasını istiyoruz.

Demokratik yönetim anlayışımız gereği ve KAFFED'in demokratik geleneklerine uygun olarak Yönetim Kurulumuzu tüm derneklerimiz ile birlikte oluşturacağız, halkının sorunlarına duyarlı, demokrat, deneyimli ve dinamik tüm insanlarımızla birlikte çalışacağız. Bölgelerimizden duyarlı, demokrat, deneyimli ve dinamik çalışma arkadaşlarımızı tespit ederek Yönetim Kurulu'na önermelerini talep ediyoruz.



KAFFED Genel Başkan ve Yönetim Kurulu Adaylarımız



bir daha dünyaya gelseydim eğer
herşeye yeniden başlardım
dolaşırdım yeryüzünü adım adım
"ölü diller"i arardım,
dağlara taşlara saçılmış
eski sözcükleri toplardım.

boynumda hamayıl gibi "ha"
adım simurg,
soyadım anka.
gökyüzüne ağardım;
kafdağı'nın tepesine konar,
küllerimden doğardım.

İletişim


Görüş ve önerileriniz bizim için önemlidir.

Kaffed2019.biz Facebook sayfamızda görüşlerinizi bizimle ve kamuoyu ile paylaşabilirsiniz.

Soru, görüş ve önerileriniz için e-posta adresimiz: iletisim@kaffed2019.biz

Güncel gelişmeleri Facebook, Twitter, Instagram ve Pinterest hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.



Sayfamızı Facebook, Twitter veya diğer sosyal medya platformlarında paylaşabilirisiniz: